Herkese selam,
Bugün sizlerle Türkiye borsası üzerine düşüncelerimi paylaşacağım. Çok teknik analiz kullanan birisi olmamakla birlikte piyasanın genel fiyat uzlaşısı bölgelerini de içerik içerisinde sizlerle birlikte değerlendireceğiz.
Öncelikle borsamızı ilgilendiren en önemli 2 konu, savaş ve chp’nin mutlak butlan davası. Bunlardan daha genele yayılan ve daha kapsamlı etkileri olan savaş konusunu öncelikle ele alalım.
Savaş petrol ve enerji fiyatlarını çok sert bir şekilde yukarıya doğru baskıladı. Şuanda brent petrol 95 dolar 70 cent civarından işlem görüyor.

Buradaki sert yükselişin TÜFE’ye yansımasını değerlendirmek, gelecekteki TÜFE artışını tahmin etmek için oldukça önemli bir kriter olacaktır. Makalelerden bildiğimiz kadarıyla petroldeki her %10’luk fiyat artışı tüfe’ye ekstra %1 enflasyon olarak yansımaktadır. Bu bilgi tabiki kesin değil fakat aşağı yukarı bir tahmin geliştirmek için varsayımsal bir ilişki kabul etmek açısından %1 artacağını kabul edelim.
Bu şekilde baktığımızda petrol savaş öncesi fiyatının yaklaşık %56 üzerinde, bu da petrol fiyatının enflasyona malesef 5 puandan fazla katkıda bulunma ihtimali olduğunu gösteriyor. Şimdilik bu etki eşel mobil sistemi ile kısıtlanmaya çalışılsa da bu maliyet bir şekilde bizler tarafından karşılanmak zorunda.
Savaş etkisi sebebiyle, enflasyonda yukarıya doğru oluşacak baskıyı değerlendirdik. Buna ek olarak yukarıda belirttiğim gibi iç siyaseti ilgilendiren, mutlak butlan davası ya da Ankara Büyükşehir Belediyesi operasyonları da bir maliyet oluşturacaktır. Mutlak butlan davası en son 6 Mayıs’a ertelenmişti, ABB operasyonlarında ise böyle bir takvim yok. Siyasi bir görüş belirtmekten ya da bu konuların bir tarafı olmaktan öte, bu konularda yaşanabilecek radikal olayları ekonomimizin ve borsamızın çok kolay kaldıramayacağı kanaatindeyim. Bu senaryoların yaşanması ihtimaline karşın bu alım fırsatlarını değerlendirebilecek nakit taşımak akıllıca olacaktır.
Gerçekleşen enflasyon oranları;

Bu olaylar ve gerçekleşen enflasyon çerçevesinde rahatlıkla söyleyebilirim ki, enflasyon 30 civarlarına çıpalanmış durumda gibi gözüküyor.
Peki enflasyona karşı en kuvvetli silahımız olan faize güncel merkez bankası haftalık repo faizi üzerinden bir göz atalım;
| 23.01.2026 (Son karar yayınlanma tarihi) | – | 37.00 |
Burada enflasyon ile faiz arasında bir makas var gibi gözükse de ben savaşın enflasyona olumsuz yönde yansımasının devam ettiğini o etkinin daha tam olarak yansımadığını düşünüyorum. Bu sebeple faizde bir düşüş beklemiyorum.
Bu beklentimden yola çıkarak reel sektörde bir canlanma ya da bilanço iyileşmesi çok yakın vadede beklemiyorum. Fakat yeteri kadar dayak yemiş şirketlere bu günlerde yaşanan krizlerin de alım fırsatı yarattığı anlarda ortak olmak da cazip bir seçenek olabilir.
Özetle seçim yaklaşırken bir kısım piyasa içinde bulunmak tabiki mantıklı. Fakat anlık şokları fırsata çevirmek adına nakit bulundurmanın faydalı olacağını düşünüyorum.

En kısa vade için tüm bu bilgiler çerçevesinde endeksi ele alacak olursak, 14500 civarlarında piyasanın vereceği kararın çok iyimser olmayabileceği ihtimali benim için görmezden gelinemeyecek bir ihtimal.
Ve tabiki bunların hiçbirisi yatırım tavsiyesi değildir…
İyi okumalar



